Ne sahibim bu yerde ne kiracı.

Adios Amigos

Küba`nın Havana ve Santiago`dan sonra en büyük 3. şehri olan Holguin`deyiz. Otelimiz, Holguin`in son yıllarda birçok turistik tesisin yapıldığı Guardavalaca bölgesinde.

Otel çalışanlarından Karayipler`deki son kasırgaların Küba`yı çok ciddi bir şekilde vurduğunu öğreniyoruz. Tarımsal üretimin büyük darbe yediği ve gözle görülür ölçüde bir yiyecek sıkıntısı olduğundan söz ediliyor.

Otelimizden şehir merkezine giderken taksi şoförüne Holguin`in güvenli olup olmadığını soruyorum. Büyük bir gururla “Yüzde yüz güvenli” diyor ve ekliyor: “Silah yok, uyuşturucu yok, çeteler yok. Güvenli olmaması için hiçbir neden yok. İsterseniz Holguin sokaklarında sabaha kadar dolaşın, başınıza tatsız bir şey gelmeyeceğinden emin olabilirsiniz.”

(Gercekten de, Küba uluslarararası bütün istatistiklerde, dünyanın en güvenli ülkelerinden biri olarak gösteriliyor)

Sohbetimize devam ediyoruz şoförümüzle. “En büyük derdiniz nedir?” diye sorduğumda söylediği şey şu: “Kendimi bildim bileli yaşadığımız bu Amerikan ambargosu ekonomimizi çok etkiledi, etkiliyor. Ekonomimiz biraz daha güçlü olsa, hicbir derdimiz olmayacak. Eğitimli bir nüfusa sahibiz. Sağlık hizmetleri, bazı teknik cihazlarin eksikliğine ve yıpranmışlığına rağmen, genel olarak iyi calışıyor. Kübalı doktorlar sadece Küba`da değil dünyanın başka ülkelerinde de –örneğin Venezüella’da- hizmet veriyor. Kısa bir süre önce kuzey karasularımızda bulunan petrol rezervlerini gerektiği gibi değerlendirebilirsek, önümüzdeki yıllarda her türlü ekonomik derdin üstesinden gelebiliriz.”

Evet, bu yıl devrimin 50. yılını kutlayan Küba 1962 yılından bu yana Amerikan ambargosuyla yaşıyor. ABD`ye sadece 150 km kadar uzak olan bu tropikal cennet, dünyanın en güçlü ülkesi ABD`ye rağmen, ayakta kalmayı başarmıs durumda.

Sovyetler Birliği`nin 1991 yılında dağılmasından sonra, Sovyetler`den düşük fiyatla alınan petrol dönemi sona erince, Küba`da çok ciddi bir kriz dönemi yaşanmış. O döneme“Special Period”, yani özel dönem deniyor. “Special Period”u aşmak için Küba`nın bulduğu önlemlerden biri de turizm olmus. Küba hükümeti önce Havana`ya 2 saat uzaklıktaki Varedero, ardından da adanın doğusundaki Guardalavaca bölgesinde çok sayıda yeni turistik tesis açmış. “Special Period”un 1999`da sona ermesine rağmen, Küba o zamandan beri, turizm yatırımlarına büyük önem veriyor. Bazı turizmcilere göre önümüzdeki yıllarda Küba`nın turizm gelirleri katlanarak artacak. 

Turizmin gelişmesine paralel olarak, İngilizce, Küba`da ikinci dil haline gelmiş. Bazı otel calışanlarının İngilizcesi inanılmaz akıcı. “Hiç yurtdışına gittiniz mi” diye soruyorum, aldığım cevap “hayır” oluyor. Sadece Küba`daki kurslara giderek İngilizce öğrenmişler. Şasırmamak mümkün değil.

45 dakikalık bir yolculuk sonrası, şehrin en büyük meydanında taksiden iniyoruz. Cumartesi akşamı olduğu icin herkes kendini dışarı atmış. Meydanda müthis bir kalabalık var. Taksicimiz iyi eğlenceler diliyor bizlere o güzel İngilizcesiyle. Biz de ona “Adios Amigos” diyoruz, biraz sonra yıldızların altında iceceğimiz “Cristal” birayı düşünerek.

11 Ocak 2009

Cumhuriyet