Her yerden çok uzakta.

Çalışma arkadaşlarım...

Jake

Jake Baillie

Üniversite terk, Amerikalı patronum. Alaska`da doğmuş. Babasının subay olması nedeniyle Louisiana’dan Washington DC’ye birçok eyalette yaşamış nev-i şahsına münhasır insan.

Kelimenin tam anlamıyla bir teknoloji manyağı. Her yeni çıkan elektronik aleti onun elinde ya da evinde görebilirsiniz.

Canı sıkılınca arabasını satar, yenisini alır. Onu ilk tanıdığımda PT Cruiser`ı vardı. Sonra Audi S4 gibi çok hızlı bir spor arabaya terfi etti. Ardından Jeep Wrangler aldı. 3-4 aydan bu yana Toyota Camry`nin hybrid modelini kullanıyor. Onu da kısa bir süre sonra değiştireceğinden eminim.

Havaalanlarına, uçaklara, seyahat etmeye bayılır. Bir aralar, küçük uçaklarda pilotluğa heveslenmişti. Simdilerde “Cruise” meraklısı.

İflah olmaz bir kumarbaz. Hafta sonları Niagara Falls`a kumar oynamaya gitmediyse, evinde poker partisi olma ihtimali yüksektir.

İyi yemek yapar, iyi yemek yer, iyi içer. Son zamanlarda bizim “köfte”nin tiryakisi oldu.

Jake, çok iyi anlaştığım ve aynı zamanda en cok tartıştığım insan. Bir gün bu şirketteki birlikteligimiz sona erse bile, baska bir yerde başka bir şekilde yine birlikte çalışacağız diye düşünüyorum. Bakalım zaman ne gösterecek…

Szczepko

Chris Szczepko

Montreal doğumlu kızgın Polonyalı. Toronto Üniversitesi`nde Politik Bilimler okuduktan sonra uzun süre işsiz kalınca Uzakdoğu’ya atmış kendini. Japonya’da 2 yıl İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra “memleket hasreti”yle geri dönmüş.

Pratik adamdır, elinden her iş gelir. Benim Caddy`in benzini bitip yolda kaldığımda bile hızır gibi imdadıma yetişmişti. Politik tartışmalara bayılır. Hele konu Liberal Parti ve Jean Chrétien olursa, hiç susmaz.

Beyzbol hastası. Şu sıcak yaz günlerinde haftada 3 gün çocuklara beyzbol öğretiyor.

Ekim ayında bekarlığa veda edeceği için bu aralar çok heyecanlı. Şuraya yazıyorum: Evlendikten sonraki ilk 5 yılda en az 2 çocuk sahibi olacak ve onlara hemen beyzbol öğretmeye başlayacak. Right, Szczepko?

Wei

Wei Wong

Sağ kolum. Malezyalı. Güney Kore`deki lise eğitiminden sonra, üniversite için Kanada`yı tercih etmiş. Geliş o geliş, artık geri dönüşü yok.

.NET, HTML ve CSS ustası. Ama ne usta. Tam 10 numara! Bir insan bu kadar mı yetenekli olur?

Tanıdığım bütün başarılı programcılar gibi az konuşur, öz konuşur.

Plastik şişeden su içmeyecek kadar müthiş bir çevreci. En büyük tutkusu, fotoğraf ve bisiklet. Şiddetli kar fırtınalarında bile işe bisikletle geldiği günleri hatırlıyorum.

Lynch

Chris Lynch

Sol kolum. İngiliz. Fenerbahçeli Tuncay Şanlı’nın 2 yıl öncesine kadar top koşturduğu Middlesbrough’dan. 5 yaşındayken, anne ve babasıyla birlikte Kanada`ya göç etmiş.

Waterloo Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı okuduktan sonra uzun bir süre garsonluk yapmış. Onu önce part-time yazar olarak işe almıştık. İyiniyet ve çalışkanlığını görünce, bir de muhabbetinden keyif alınca hemen ekibe kattık.

Bana golfü sevdiren adam. Tek kusuru, çok sigara içmesi. Bırakmak için epey mücadele etti ama olmayınca olmuyor demek ki…

Bir gün benimle birlikte İstanbul’a gitmek, mümkün olursa Fenerbahce stadında bir Fener-Galatasaray derbisini birlikte izlemek istiyor. Olur mu olur!

Uzunca bir süredir, “tatil, tatil” diye kıvranıyordu. Bugün, annesiyle birlikte Küba`ya uçuyor.  Bir hafta dinlenip, kendine gelecek. Küba’da sayısını hatırlayamayacağı kadar Cuba Libre ve Mojito içeceğini tahmin ediyorum… Bakalım bize de bir Havana Club getirecek mi?

Çekirdek kadro bu. Peter Mart ayında aramızdan ayrıldı. Önce GS sonra Cheryl onun yerini aldı. 2 hafta kadar önce de Lisa, Maggie, ve Karen bizlere katıldı ve şirkette kadın erkek dengesini sağladılar ama onlar hakkında bir şey yazmam için daha çok zaman var.

İşte neredeyse 5 yıldır birlikte calıştığım arkadaşlarım… Sıkı çalısıyor, çok eğleniyoruz. Bir gün yolunuz Guelph'e düşerse, bekleriz.
4 Ağustos 2010