Ne sahibim bu yerde ne kiracı.

Kraliçeye evet, krala hayır.

Bildiğiniz gibi, Kraliçe İkinci Elizabeth, aralarında  Kanada’nın da bulunduğu 16 ülkenin resmi devlet başkanı. 1952 yılında tahta geçmesinden bu yana, Kanada’yı bircok kez ziyaret eden Kraliçe İkinci Elizabeth, her ziyaretinde “ikinci evine” geldiğini söylüyor.

Araştırmalara göre, kraliçenin  Kanada sevgisi karşılıksız değil. Geçtigimiz ay yapılan bir kamuoyu yoklaması, Kanadalıların %64’ünün kraliçeyi sevdigini ve benimsediğini ortaya çıkarmış.

Bu sevginin monarşiye olan bağlılıkla ilgisi yok elbet. Monarşi, Kanadalılar’ın politik ve sosyal yaşamında hemen hemen hiçbir ağırlık taşımıyor. Başbakanın atadığı genel vali, kraliçenin Kanada’daki temsilcisi.  Anayasaya göre, önemli ayrıcalık ve yaptırımlara sahip olsa da, genel valinin temel görevi, hükümetin cıkardığı yasaları onaylamak. Bugüne kadar devlet işleyişinde herhangi bir sorun çıkmaması nedeniyle, kraliçenin ve onun temsilcisi genel valinin Kanadalılar icin sembolik bir anlam taşıdığını söylemek yanlış olmaz.

Ancak, Kraliçe İkinci Elizabeth ölüm ya da sağlık nedeniyle tahttan ayrılırsa, oldukça ateşli tartışmaların yaşanacagı kesin. Çünkü, Kanadalıların sadece %23’ü, kraliçenin tahttan inmesinden sonra monarşinin devam etmesini istiyor. Büyük bir kesim, devlet başkanının Kanadalı olmasından yana. “Monarşi”yi terkedip, “cumhuriyet”e geçmek ise, hem federal hükümetin muhalefetle birlikte ortak karar almasını, hem de Kanada’yı oluşturan bütün eyaletlerin bu kararı onaylamasını gerektiriyor. Hiç kuşkusuz, böyle bir gelişmenin, Quebec eyaletindeki ayrılıkcı akımı alevlendirmesi çok büyük bir ihtimal. O nedenle, monarşiden vazgeçmek kolay bir çözüm değil Kanada icin.

Geleneklere gore, Kraliçe İkinci Elizabeth’ten sonra tahta çıkacak kişi Galler Prensi Charles. Geçtiğimiz ay, eşi Camilla Parker Bowles ile Kanada’yı ziyaret eden Prens Charles, özellikle Toronto’da beklediği ilgiyi bulamadı. Prens Charles’la ilgili Torontolularla yapılan röportajlardaki ortak nokta, umursamazlık. Sanki şehirlerini ziyaret eden kişi bir süre sonra kralları olacak kişi değil de, Kanada’da turist olarak dolaşan sıradan bir devlet görevlisi.

Aynı araştırmadaki rakamlar, sokaktaki Kanadalının Prens Charles hakkındaki görüşünü çok açık bir şekilde belgeliyor: Galler Prensi’ni kral olarak görmek isteyenlerin oranı sadece %22. Araştırmanın en ilginç yanı, Prens Charles ve Lady Diana’nın ilk çocuklari Prens William’a verilen destek. Nüfusun %31’i Prens William’ı kral olarak görmekten memnun olacak. Yani, oğlu, babasından daha çok seviliyor. Galler Prensesi Diana’nın trajik bir trafik kazasında ölümünden sonra Prens Charles’ın Camilla Parker Bowles ile evlenmesi, oyle anlaşılıyor ki, Kanadalılar tarafından pek hos karşılanmamış.

Prens Charles, Kanadalıların kendisine daha cok destek vermesi icin ne yapar bilmiyorum. Ama ağzıyla kus tutsa bile, atlantiğin bu yakasında “Kraliçeye evet ama krala hayır” fikrinin önemli bir değişim göstermesi şimdilik mümkün görünmüyor. Galiba herkes icin en iyi çözüm, statükonun böyle devam etmesi. O nedenle, kraliçeye uzun ömürler dilemekten başka bir sey gelmiyor elimizden: Long live the Queen!

20 Aralık 2009

Cumhuriyet