Ne sahibim bu yerde ne kiracı.

Sevdiklerinizi düşünün.

Sadece Kanada`nın değil, Kuzey Amerika`nın en işlek çevre yollarından biri olan 401`de  100 km hızla yol alıyorum. Toronto`ya yaklaşırken, sürücülere uyarı mesajı veren elektrikli panolardan birine gözüm takılıyor: Sevdiklerinizi düşünün. Lütfen, arabanızı dikkatli kullanın (Someone loves you. Please drive carefully.)

Ayağımı gaz pedalından hafifçe çekiyor ve yavaşlıyorum. Sevdiğim insanlar geliyor aklıma birden. “Ne yaparlar” diyorum, “şimdi bir trafik kazasına kurban gitsem?”.  İçim daralıyor, biraz daha yavaşlıyorum.

Acaba kaçımız dikkatsiz araba kullandığımız için başımıza gelebilecek felaketleri bu açıdan değerlendiriyoruz? Bizi seven insanlara yaşatacağımız acı kaçımızın aklına geliyor? Kendimizi düşünmüyor olsak bile, bizi sevenlere karşı bir sorumluluğumuz yok mu?

1000 kişiye 565 aracın düştüğü Kanada, trafik kazalarını önleme konusunda büyük bir çaba sarfediyor. (Bir karsılastırma olması açısından bu oranın, Türkiye`de 263 olduğunu belirtelim)

Her yıl yaklaşık 3,000 Kanadalı, trafik kazalarında yaşamını yitiriyor. Bu sayı, gelişmiş batı ülkelerine göre yüksek olmasa da kazaların artmaması için sürekli yeni önlemler alınıyor. Özellikle yaz aylarında hemen hemen bütün çevre yollarında onarım çalışmaları var. Amaç, kış boyunca kar ve buzla kaplı yollarda mümkün olan en güvenli ulaşımı sağlayabilmek.

Örneğin, Quebec eyaleti, geçtiğimiz yıl bütün taşıtlara 15 Kasım ve 15 Nisan tarihleri arasında kış lastiği takma zorunluluğu getirdi. Önümüzdeki yıllarda diğer eyaletlerin de aynı uygulamaya geçmesi bekleniyor.

Sürücüleri dikkatli olmaya iten nedenlerden en önemlisi ise, sigorta ücretleri. Ödeyeceğiniz sigortayı belirleyen temel şey, kullandığınız aracın marka ve modelinden daha çok, herhangi bir trafik cezanızın olup olmaması. Bugüne kadar duyduğum en düşük taşıt sigortasi ücreti aylık 100 dolar. Eğer 1 yıllık bir zaman diliminde iki kez yüksek hız nedeniyle ceza yerseniz, bu rakam aylık 300-400 dolara çıkabiliyor. Üstelik, bu ücretleri en az bir yıl süreyle ödemek zorundasıniz. Bir yıl sonra yeniden daha az ödeyeceğinizin garantisi de yok.

O nedenle, sınırları zorlayarak hız yapmayı düşünüyorsanız, gaza basmadan önce bir değil, birkaç kez düşünmelisiniz.

Elbette, yüksek sigorta gibi cüzdan acıtan maddi önlemler sürücülerin daha dikkatli  olması açısından oldukca etkili.

Ben “Kendinizi düşünmüyorsanız, sevdiklerini düşünün” tarzı mesajların da işe yaradığına inaniyorum. Hatta, bu konuda yetkililerden daha yaratıcı calışmalar beklediğimi de belirtmeliyim.

Örneğin, yoğun bir işgününün  akşamında eve dönerken, çevre yolunda göreceğim şöyle bir mesaj, ayağımı gazdan çekmemi sağlayabilir: Lütfen acele etmeyin, akşam yemeğiniz henüz hazır değil.

25 Ekim 2009

Cumhuriyet